Yorum: Mors Freya ve Seine nehri beluga – vahşi hayvanları öldürmek neden ‘merhamet’ bu kadar tartışmalı


Bu farklılıklar, farklı bağlamlarda insanlar ve hayvanlar arasında kurulan farklı bağların bir yansımasıdır. Ama aynı zamanda insanların hayvanların ahlaki değerlerine ilişkin aldığı üç farklı bakış açısını da yansıtırlar.

İlk olarak, hayvanlar araçsal değerleriyle tanınabilir. Bu perspektifte hayvanlara, bir arkadaşlık kaynağı, hayvansal ürünler veya araştırma yoluyla kazanılan bilgi kaynağı olarak değer verilir. Basit araçlar olarak görülen bu bakış açısı, hayvanların insanların yararına kullanılmasına, tutulmasına ve öldürülmesine izin verir.

İkincisi, hayvanlara, örneğin duygulu olma kapasiteleri nedeniyle, kendileri için değer verilebilir. Bu bakış açısına göre, bir hayvanın ahlaki değeri, onun insanlara faydasına bağlı olmayıp, hayvana içkindir.

Bu, insanların refahı ve bütünlüğü dahil olmak üzere hayvana saygı duyması gerektiği anlamına gelir. Sonuç olarak, bu eylemleri haklı çıkaracak güçlü argümanlar olmadıkça, bu bakış açısına göre hayvanları kullanmak, tutmak veya öldürmek yasaktır.

Son olarak, hayvanlar ahlaki olarak insanlarla eşit olarak kabul edilebilir. Bu, hayvanlara insanların sahip olduğu hakları verir. Bu bakış açısı, hayvanların hiçbir koşulda insan çıkarları için kullanılmaması, tutulmaması veya öldürülmemesi gerektiği anlamına gelir.

Birçok toplumda hayvanların ahlaki değerini yasalarda tanıma eğilimi olmasına rağmen, hayvanlara tam olarak nasıl davranmamız gerektiği konusunda hala bir fikir birliği yoktur.



Kaynak : https://www.channelnewsasia.com/commentary/walrus-oslo-norway-killed-wild-animal-2901941

Yorum yapın